Demeyin Anama, İçerideyim

Cafer Solgun
Haziran 2017
256 syf
9789750521973
Stokta
25,00TL/Ad KDV Dahil
23,15TL+ %8KDV
Sipariş için giriş yapınız
“Hayat akıyordu ve mahpushanelerinde Türkiye’nin, varlıkları
ülkülerine karışmış hasretler birikiyordu…”
“‘İçeride’ büyüdüm. Denilebilir ki, kişiliğim de ‘içeride’ şekillendi. Ama ben hiçbir zaman ‘içeriye’ alışmadım, ‘içeride’ olmayı benimsemedim. ‘İçerisini’ hep insan olmanın doğasına aykırı buldum. (…) ‘İçeride’ sayısız arkadaşım oldu. Her biri için cezaevi, kuşkusuz hayatlarında silinmez etkiler yaratan önemli bir deneyim idi. Bu arkadaşlarımın içerisinden ünlü-ünsüz gazeteciler, yazarlar, politikacılar da çıktı, işadamları veya mafyatik tipler de. Siyasetle, taraftarı oldukları örgütlerle ilişkilerini sürdürenler de oldu; sorulduğunda ‘ben o defterleri çoktan kapattım,’ diyenler de. Mahpus yatmışlığını adeta insanların başına kakanlar, bunu kendilerini yaşatmak için bir tür ‘sermaye’ olarak kullananlar da oldu; sadece yüreklerinde yaşattıkları bir acı tecrübe olarak hatırlayanlar ve lafını etmekten pek hoşlanmayanlar da.”

Tecrübeli bir mahpus, Cafer Solgun, yirmi yıla yakın süren hapishane deneyiminin aralıklarla 1978’den 1987’ye uzanan ilk faslını anlatıyor. Sinop, Davutpaşa, Metris, Sağmalcılar… 12 Eylül darbesinin “içeriden” görünüşü… Hapishanelerde ilk “özel tip hücre” uygulaması, açlık grevleri, ölüm oruçları… Direniş…

Hem olağanüstü günleri hem olağan rutini ve ilişkileri ile hapishanedeki hayat… Zulmün ve direnişin gündelik yordamları. Racon ve “iç” hukuk… Cafer Solgun, sadece “içerideki” hayatı anlatmaklakalmıyor, bizi Türkiye’nin yakın geçmişiyle yüzleşmeye davet ediyor.